'Hayata Özlem' EKOTÜRK TV

İnsanoğlu 2020 yılında yaşadığı Pandemi sürecine beklenmedik ve hazırlıksız bir şekilde yakalandı.

Bu deneyimin içinden geçerken, hayat kısıtlandı, yavaşladı, rutinlerimizin dışına çıkıldı. Beklentilerimiz, planlarımız ve hayallerimizin peşinden koşarken zaman, enerji ve para harcadığımız isteklerimizin önemini yitirdiğini ve bunların daha çok maddesel olduğunu gördük.

 

İstediğimizi sandığımız şeyleri elde etmek ve bizlere yaşatacağı duyguların beklentisi içinde geçen yaşamlarımızda, tükettikçe bilinçsizce daha fazla ürettik. Tüketim enerjisi ile üretmeyi bilmediğimiz duyguları tükettik. Yıllar boyunca açlık ile mücadeleye ve savaşa harcanan milyon dolarlardan daha fazlasını diyetler için harcayan insanoğlu, kapalı kapılar ardında sevgisini gösterirken, sokak ortasında nefretini göz önünde can alarak sergiledi.

Dünyayı kurtarmak için kolları sıvayan insan, fiziki gerçeklikte bu gezegenin kendi soyuna ihtiyacı olmadığını anladı. Sularını, havasını kendi temizleyen, evimiz dediğimiz gezene verdiğimiz yükün ve zararın farkına vardı.

İnsanoğlu varoluşunu yeniden yapılandırması gerektiğini anlayarak, ‘neden başımıza bu geldi?' diye sormak yerine, deneyimden çıkaracağı derslerin peşine düştü.

 

Önce derslerin verildiği sonrasında testlere tabii tutulduğumuz okullarda, bilinçsizce tüm koşullandırmaları çocuklarına aktaran ebeveynler ile, sorgulamadan, dayatılan bir sistem içinde HAYAT adını verdiğimiz yolculukta önce test edilip, sonrasında ders aldığımız bir düzende, hakikat üzerine eğilmemiz bireysel yaşamlarımız için kurtuluş yolu olarak gözükmekte.

 

İnsan kendi gerçeğinin farkına varmaya başladıkça, işletim sistemini öğrendikçe, zihninde kodlanmış sistemin her parçasına ait ancak kendi gerçekliğinde var olmayan düşüncelerden sıyrılmayı başarabildikçe özgürleşecek.

 

Ruhsal ve enerji bedeni ile, düşünebilen ve hâlden hâle girebilen tek canlı varlık İNSAN kendi fiziki bedeni dışında hiçbir gücünün ve oluşunun farkında değil.

HAYATA ÖZLEM EKOTÜRK TV
programlar.png

İçindeki potansiyeli, yaratıcılığını, öğrenme ve gelişme güdüsünü, yaşam enerjisi kaynağının kendisinde oluşunu, candan yaşamayı, 6. hissine güvenmeyi bir kenara bırakmış ve matrix sistem içinde hayatı kovalıyor. 

Zihnine geçmiş veya gelecek adını verdiği filmleri seyrettirerek bedenin içinde anda olmayan, kendini bilmeyen, ihtiyaç, beklenti ve onaylanma istekleri ile kapasitesinin çok altında uykuda bir yaşam geçiriyor.

 

Zihnin hapishanesinde volta atan insanoğlu, yıllar boyu kendine ait olmayan düşüncelerinin yarattığı duyguları, fiziki bedenine depolayarak kendini hasta etmekte.

 

Varoluşunun yasasına aykırı, alma verme dengesini şaşırmış, doğanın çabasızlığının aksine bir çaba içinde, üretmeden, dahil olmadan, bütünün bir parçası olduğunu fark etmeden, korku, endişe ve öfke içinde, ruhsal bir varlık olduğu gerçeğini adeta reddederek yaşam sürmekte.

 

Kendini olduğu gibi kabul etmesi mümkün olmayan sistem içinde, eksik, yetersiz hisseden ve kendini sevmeyen insan, tamamlanma ve toplumda kendini değerli hissetme adına tasarladığı yaşamda, kısıldığı kapandan kurtulamamaktadır.

 

Ruhsal uyanışı için kendi yarattığı olayların farkında olmak bir yana, başına gelenlerde kurban psikolojisi içinde hayata tepki vererek yaşamayı seçmiştir.

 

Balığın ağaca tırmanamamasının başarısızlık sayıldığı, yapamadıklarımız yüzünden suçlu hissettiğimiz, kendi yarattığımız bu sistem içinde tek yol Dönüşmektir. Gerçeğe, “öze DÖNÜŞ” tür.

Hayata özlem içindeyiz. 

 

Farkındalık, bilinç, eğitim, çalışma, uygulama ve bilgi ile insanoğlunun gerçeğini keşfederek yaşamını yeniden yapılandıracağına inancım var. 

 

Bütünsel olarak yaşama baktığım penceremden, yaşam enerjimizin yükselmesi ve en iyi versiyonumuzda doğru bir hayatı güzel yaşamanın sırlarını özel konu ve konuklarım ile Ekotürk Tv ekranlarında konuşacağız. 

 

Unuttuklarımızı hatırlamaya, hatırlatmaya niyet ettik. 

Sevilmemekten korkup SEVMEYİ,

Aldatılmaktan korkup GÜVENMEYİ,

Ölmekten korkup YAŞAMAYI Unuttuk...

 

Hayata duyduğumuz özlemi gidermeye, doğuştan hakkımız olan tüm duyguları özgürce yaşamaya, her şeye rağmen MUTLU olmaya, sevginin arayışında olmak yerine SEVGİ olmaya niyet edenler ekran başına.

Hayat yolculuğunda hedeflerine ulaşmış, en iyi versiyonlarında performans göstermeyi başarmış, yüreklerinde hissettikleri şeyin peşinden koşan, üreten, yaratan, zorluklar karşısında mücadeleden ödün vermeyen, yaşam enerjisini, sevincini bizlere yansıtan, ilham veren konuklarımız ile HAYATLARININ bilmediğiniz yönlerini, başarılarının arkasındaki düşünceleri, inançları, vazgeçiş anlarında onları motive eden duyguları konuşacağız.

 

Maddesel dünyadan beslenmeye çalıştığımız, mutluluk, başarı gibi kavramların peşinden koştuğumuz yılları rafa kaldırıp, yaşam serüveninin gerçeklerini, insanın düşünce ve duygularını bilinçli seçebildiği takdirde düşlerin nasıl gerçekleştiğini...

 

Pandemi öncesi ve sonrası gerçekten yaşamaya, HAYATA duyduğumuz özlemi gidermeye, bir farkındalık yolculuğuna çıkacağız.

 

Zihinlerimizi birbirinden ilginç sohbetler ile besleyeceğimiz keyif, farkındalık ve ilham dolu programımızda görüşmek üzere...

© Özlem Kaymaz 2014 | Tüm Hakları Saklıdır.

Bu sitedeki hiçbir görsel ya da işitsel malzeme ilgili kişilerin izni olmaksızın kopyalanamaz ve kullanılamaz.

+905348567828

 

  • Instagram
  • LinkedIn
  • YouTube
  • Facebook
rise&shine-logo-dekupe6.png